Ordu Haber – Ordu haberleri

TARİHİMİZİN KARA LEKELERİ DARBELER

Muzaffer GUNAY

Muzaffer GUNAY

  • Muzaffer GUNAY
  • 25 Nisan 2020
  • TARİHİMİZİN KARA LEKELERİ DARBELER için yorumlar kapalı
  • 2.050 KEZ OKUNDU

Tarihi geçmişi hayli derin olan hemen bütün milletler gibi bizim de tarihimizin kara lekeleri olan darbelerden hayli çekmiş bir milletiz.

Şu son yirmi yıldan bu tarafa bile bir darbe, iki de darbe teşebbüsü yaşamadık mı?..

28 Şubat Postmodern Darbesi,27 Nisan e.Muhtırası ve 15 Temmuz hain Darbe girişimi.

1960,1971 ve 1980 darbeleri de Cumhuriyet Dönemi darbelerindendir.

Ya Osmanlı dönemi darbeleri? Çoğu çok kanlı olmuştur hem de.

Demek ki darbecilik belli dönemlere özgü değilmiş. Fırsatını bulan karşı darbe yapmakta gecikmemiş,tarihimizde.

Kısa bilgilerle Osmanlı devri darbelerine bir göz atalım:

Büyük sultanlardan Yavuz Sultan Selim, babası II. Bayezid’e baskı yaparak tahttan çekilmesini sağlaması ile kansız bir darbe yapmıştı.

II. Genç Osman Vak’ası:

Genç Osman bir ihtilal sonucu öldürülen ilk Osmanlı padişahıdır.Sert tavırları ile Yeniçerilerin nefretini üzerine çekmiş ve saraya giren isyancılar tarafından katledilmiştir.Darbe ile tahtından indirilmeseydi çok başarılı yenilikler yapacaktı tarihçilere göre.Ama,muhalifler buna müsaade etmediler.

Sarı Selim olarak bilinen III. Selim de darbe ile tahttan indirilen padişahlardan biridir.Sarı Selim,aslında iyi niyetlerle önemli ıslahatlar yapmayı başarmıştı.Bu yeniliklerden rahatsız olan Yeniçeriler,Kabakçı Mustafa liderliğinde ayaklandılar.Yeni Padişah IV.Mustafa’nın emriyle boğdurularak katledildi.

Darbe sonucu tahtından indirilen bir başka Osmanlı Padişahı ise Sultan Abdülaziz’dir.1870’li yılların başlarından itibaren Yeni Osmanlılar cuntası,Mithat Paşa önderliğinde meşrutiyet idaresine geçilmesini istiyordu.30 Mayıs 1876’da Sultan Abdülaziz tahttan indirilerek saray yağmalandı.Sultan,bir süre sonra özel odasında iki bileği kesilmiş olarak ölü bulundu.Raporlara intihar olarak geçmiş olmakla beraber şüpheli ölümü hala aydınlatılamamıştır.

31 Mart Ayaklanması da bir darbedir.İsyancılar meşrutiyle geçilmesini isteyerek Sultan II.Abdül Hamit’i Meclis-i Mebusan marifetiyle tahttan indirmiş ve yerine 5. Mehmet Reşat’ı tahta geçirmişlerdir.

Askeri darbelerden biri de Bab-ı Âli Hükümet baskınıdır.İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin önderlerinden Enver ve Talat Paşa tarafından gerçekleştirilen baskın ile hükümet yıkılmış ve Sadrazam Kamil Paşa zorla istifa ettirilmiştir.

Onca ihtilal ve darbelere rağmen Osmanlı Devleti’nin 600 küsur sene yaşamasının sebebi, tarihçelerce devlet mekanizmasının güçlü olmasına bağlanmaktadır.

Sultan Abdülaziz’in Hariciye Nazırı(Dış İşleri Bakanı) Keçeci zade Fuat Paşa’nın 3.Napolyon’a söylediği şu söz meşhurdur:

“Dünyanın en güçlü devleti şüphesiz Osmanlı Devleti’dir.Çünkü siz dışarıdan,biz içerden,siz dışarıdan 300 senedir yıkamadık.”

Her kemalin bir zevali vardır.(Her yükselişin bir inişi vardır.)

Devletler de tıpkı insanlar gibidir.

Doğarlar,yaşarlar ve ölürler.

Devlet-i ebed müddet bir temennidir sadece.

Milletin devamıdır esas olan.

Millet yıkılan devletin yerine yenisi kurar.Ama devlet,yeniden millet kuramaz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ