|
|

Ordu EÄŸitim-Bir-Sen Åžube BaÅŸkanı Tamer TOMAKİNOÄžLU,yazılı bir açıklama yaparak “Ülkenin en büyük sorununu demokratikleÅŸme olarak görüyoruz, daha doÄŸrusu demokratikleÅŸememe olarak görüyoruz.
DemokratikleÅŸemediÄŸimiz için insan hakları ihlalleri var, ekonomik krizler var, hak maÄŸduriyetleri var, terör var, teröre destek verenler var, kaos var” dedi.
Son 50 Yılın En Önemli Paketi
Açıklamasında anayasanın topyekûn deÄŸiÅŸmesi gerektiÄŸinin altını çizen TomakinoÄŸlu, ÅŸunları söyledi: “GömleÄŸi giyerken ilk düğmeyi nasıl ki yanlış iliklediÄŸinizde diÄŸer düğmeler de yanlış ilikleniyorsa, biz de Türkiye için ilk düğmenin anayasa olduÄŸuna inanıyoruz. Bu anayasanın topyekûn deÄŸiÅŸtirilmesi gerektiÄŸini öteden beri dillendiriyoruz. Ancak bugün siyasetin yapılana deÄŸil, yapana bakarak; yapılanı eleÅŸtirene bakarak, tavır belirlediÄŸini görüyoruz. İktidarla muhalefet arasındaki alışveriÅŸ biçimi, topyekûn bir anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸine imkan bırakmadığından, bugün bu paketle karşı karşıyayız. Bu paket bize göre son 50 yılın en önemli paketi. İlk kez millet kendi geleceÄŸi için söz sahibi olacak, söz hakkı elde etmiÅŸ olacak. 12 Eylül, bir darbe ile kirletilmiÅŸtir. İnÅŸallah bu referandumla temizlenecektir. Cevap arayacağımız soru ise, terör azdırılırsa, siyaset kaosa sürüklenirse, darbeler geri gelirse bundan kimler karlı çıkar, kimler zarar görür. Zarar görenlerin yanında yer alarak karlı çıkmanın hesabını yapanların hesabını bozmak için bugün burada toplandık. Biz sendikacılığı üyemiz için, insanımız için, insanlığımız için, millet iradesinin saygın olabilmesi için yapıyoruz. Sadece kamu çalışanlarının ücretinin artmasını talep eden deÄŸil, Türkiye’de ve dünyada yaÅŸanan insan hakları ihlallerinin bitirilmesini arzu eden, bu uÄŸurda çaba gösteren bir sendikal anlayışın sahipleriyiz. KüreselliÄŸe karşıyım deyip kendine duvar örenlerin körlüğünden kurtulup, küresel sorunlar karşısında küresel sorunların çözüm önerilerinin ortağı, öncüsü, paydaşı olmayı önemsiyoruz.”
Amuda Kalkanların Türkiye’nin GeleceÄŸini DoÄŸru Okuması Mümkün DeÄŸildir
Memurların bu anayasa paketine ‘evet’ demesi için çok önemli gerekçeleri olduÄŸunu kaydeden TomakinoÄŸlu, Anayasa Mahkemesi’nin siyasi sipariÅŸler üzerine karar aldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birincisi, çalışma hayatı boyutu ile toplu sözleÅŸme hakkı ilk kez bu pakette yer alıyor. İkincisi, memura uyarı ve kınama cezası veriliyordu ve bu kararlar yargıya kapalıydı. Bu paket sayesinde ilk defa bu kararlar yargıya açılabilecek. Üçüncüsü, darbe anayasası ve Kenan PaÅŸa ile avanesini koruyan geçici 15. madde, bu paketle Anayasa’dan çıkarılıyor. Dördüncüsü, yargı reformu sayesinde HSYK ve YARSAV tipi kapalı devre çarpık demokratik temsilden 12 bin hakim ve savcıyı kapsayan geniÅŸ ve gerçek anlamda demokratik bir temsile geçiÅŸi ifade eden bir yargı reformunun baÅŸlangıcı var. Anayasa Mahkemesi, bir siyasi partinin sipariÅŸlerini karşılıyor olmak veya kendilerini atayan Ahmet Necdet Sezer gibi nesli tükenmekte olanların zihniyet baÄŸlamında devamı olmaktan çıkarılıyor. Bu pakette, hukukun üstünlüğünü saÄŸlayacak yargı reformuna gidiÅŸte de önemli bir yol haritası var. Dolayısı ile ‘evet’ demek çok kolay. ‘Evet’ demek için yüzlerce sebep var. Ama ‘hayır’ diyenler kime destek olmuÅŸ olacak, bu soruya cevap aramak lazım. PKK ‘hayır’ denmesini istiyor. ETÖ ‘hayır’ denmesini istiyor. Ve bunlarla paralel hareket eden bazı sendika ve siyasi partiler de ‘hayır’ denmesini istiyor. Hatta ‘Hayırda hayır vardır’ diyerek bütün ömrünü dine kapalı bir ÅŸekilde yaÅŸayanların, dini bir kavramdan medet umması da bir amuda kalkma halidir. Amuda kalkanların Türkiye’nin geleceÄŸini doÄŸru okuması mümkün deÄŸildir. Önce ayakta durup Türkiye’ye öyle bakmak lazım.” dedi.




Twitter
Myspace
Yahoo
Googlize this
Facebook



